Navigasyonu görüntüle İçeriği görüntüle

İnternet tarayıcınız güncel mi?

İnternet kullanımlarınızda güvenliğini arttırmak ve İnternet Şubesinde sorunsuz işlem yapabilmek için tarayıcıların güncel versiyonlarını kullanmanızı, eğer kullanmıyorsanız yazılımcı firma resmi sitelerinden ücretsiz olarak güncellemenizi tavsiye ederiz.

Güncel Versiyonunu İndir Detaylı Bilgi
Yeni mobil uygulamamızı denediniz mi? Detaylı bilgi için tıklayınız.

Magicscape

Slovenyalı ve Türk sanatçılar, "Magiscape"te bir araya geliyor.

Sergi 12 Mayıs - 26 Haziran 2016 tarihleri arasında gezilebilir.​​

​ ​​​​​​​
O'Art Program I Came Here To Build Each True Heart (Yunus Emre)

2010, 80x60 cm, c-print

EVA PETRIČ

1983 yılında Slovenya’da Kranj’da doğdu. 2002 yılında New York City’deki UNIS’te üst düzey IB sanat programından mezun olduktan sonra, eğitimini üç farklı kıtada, yedi farklı ülkede, sekiz okulda tamamladı. Çalışmalarını sanat fotoğrafçılığı, resim, video, projeksiyon, performans ve yazı yazma alanlarında sürdürmekte ve Avusturya’da Viyana’da ve Slovenya’da Ljubljana’da yaşamaktadır.

Fotoğraftan videoya, enstalasyondan performansa ve yazmaya kadar uzanan sanat çalışmalarımın yelpazesi çok geniş görünebilir. Ancak benim için farklı alanlardan faydalanma olmazsa olmaz gibi geliyor. Hatırlayabildiğim ilk zamanlardan beri benim “tarzım” olan bir kültürel ortamdan bir diğerine geçerken iletişim kurabilmek ve anlaşılabilmek için elimde var olan medyadan doğaçlama bir şekilde faydalandım. Benim medyayı kullanma nedenim mekân yaratmaktır: hepsi de atmosferle tanımlanan fiziksel mekân, zihinsel mekân, görülebilir mekân, mekânın içi, hayal ürünü mekân ve metaforik mekân.Bence en önemlisi belli bir mekânın sunabildiği atmosfer, mekânların atmosferidir. Ortak amaçları iletişim kurmak olsa da her bir medya diğerlerinden farklı olan benzersiz bir atmosfer yaratır. Beni şu an itibariyle en iyi tanımlayan geçmişle geleceği şimdiki zamanda eşitleyen fotoğraftır. Benim için önemli olan mekân yaratmaktır, bu yüzden de bakanları içine çekebilecek şekilde mekânı değiştirebilme gücüne sahip ister imge ister enstalasyon olarak fotoğraflar çekmeye çalışıyorum. Mevcut mekânlardan yeni mekân(lar) yaratmaya uğraşıyorum. Mekânı alıp onu genişleterek, değiştirerek, içinden ya da dışından daha fazla mekân yaratma potansiyeline sahip bir mekâna adapte ederek daha da geliştiriyorum. Simge olgusu ilgimi çekiyor, bir başka deyişle belli bir fiziksel mekânda ne kadar simge azaltabileceğimle ve/veya daha fazlasına nasıl dönüştürebileceğimle ilgileniyorum. Kullanabildiğim fotoğraf, performans, edebiyat, enstalasyon, video ve film gibi farklı medyalardan yararlanarak ve farklı bakış açılarından bunlarla “oynayarak”, bulutlara erişmeyi amaçlayan bir kuşun özelliklerini edinmeye çalışıyorum!

O'Art Program Akt 2

2016, 130x100 cm, mixed media-canvas

KLEMEN BRUN

1975 yılında Nova Gorica’da doğdu. Venedik’teki Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nden 2001 yılında mezun oldu. Halen Slovenya’da Nova Gorica’da yaşamaktadır. Sürekli değişen biçimler ve renkler dünyasında edindiğim ve benim deneyimlerimi yansıtan vizyon, belki bin kez tekrarlanmış bir parçalanma biçimi arayışıyla devam etmektedir.

Araştırma sonsuz sergi kataloğunda, sonsuz sanat kitabının sonsuz sayfalarında sonsuza dek sürebilir ve arzulanan biçim için araştırma hep devam eder. Hepimiz ruhlarımıza işlenmiş bu gizemli biçimin arayışı içindeyiz. Belki benim geçirdiğim evrim ve kişisel ve diğer sanat biçimlerini yaratışım bazı izleri ortaya çıkaracaktır; bu izler benim eserimi gören kişide bu tür bir imge olduğu fikrini uyandıracaktır ya da kişinin kendisinin önemli bir parçası olan sonsuz biçimler ve renkler mozaiğine açılan bir pasaj niteliğinde olacaktır. Bence benim hedefim, yeni sanat biçimlerini deneyimlemek ve görsel bilgiyi farklı medya üzerinden yansıtmaya çalışmak. Tek başına bir sanat projesi olarak sadece benim bir sanatçı olarak değil, kendimi ifade ediş tarzımın da manifestosu olmalıdır. Projelerimin ortaya çıkmalarına neden olan fikirler, görsel ifade alanında yeni iletişim kurma ve etkileşim yollarına duyulan ihtiyaçtan ortaya çıktı. Farklı söylentiler ve tarzlara ilişkin geribildirime dayanarak sanatı ve araştırmayı görselleştirmek için yeni alanlar arayışındayım. Benim sanatımın önemli girdileri bunlardır.

O'Art Program Blowing Twins I

2016, 42x42x30 cm, ceramics-copper-stell

JOŽE ŠUBIC

Mart 1958’de Maribor’da doğdu. Ljubljana’daki Güzel Sanatlar Akademisi’nden 1982 yılında mezun oldu. Resim alanındaki yüksek lisans çalışmalarını 1984 yılında tamamladı. Çalışmalarını resim, obje sanatı, heykel, seramik ve grafik sanatı alanlarında sürdürmektedir.

2000 yılından beri sürdürdüğüm sanat çalışmalarım, ilk baştaki figüratif sanat çalışmalarımdan sonra defalarca resim alanının dışına taşarak gerçek mekâna ve nesnel gerçekliğe uzandı ve duyusal renkler ve olağan olmayan materyallerin kullanımı çalışmalarımı daha niteler hale geldi. Mekânsal enstalasyonlarda kullandığım gündelik yaşamda karşımıza çıkan organik malzemeler daha sonra anlam yüklenmiş ve birlikte olmanın getirdiği güçle izleyiciye daha geniş anlamda hitap edebilen nesnelere dönüşüyorlar. Maddenin ifade gücüne sahip doğası, geleneksel güzel sanat açısından atipik olan heterojen kökene sahip yeni cisimlerin aktif ve somut bir şekilde incelenmesiyle ortaya konuyor. Artistik sürece dahil edilmeden önce bile bu cisimler kendi içlerinde zengin bir psikolojik, varoluşçu ve kültürel içerik taşıyorlar: kendi dünyevi mevcudiyetlerinin kaba metaforları ve geçmiş deneyimlere ait anıların taşıyıcıları sanatçının duyarlılığından kaynaklanan duygusal okuma nedeniyle kendilerine yüklenen yeni anlamı üstlenerek bir dönüşüm süreci geçirdikleri bir betimleme mekânına geçiş yapıyorlar. Becerikli bir şekilde işlenen ve yeni şiirsel bütünlerde harmanlanan ahşap, bakır, plastik, deri ve seramik mekân genelinde sergileniyor. Bireysel unsurlar tarafından birlikte yaratılan deneyimlerin ağırbaşlı ifadesi olarak bu eserler mevcut mekânsal çerçevenin sınırlarını aşıyorlar. Tekrar tekrar üzerinde çalışılarak oluşturulmuş görsel bir imge/sahne bir ritüel sahnesine dönüşüyor ve bu sahnede yaşamın döngüselliği ve “tatma”, sübjektifliği besleyen, kendi gerçekliğiyle aşina olmasını sağlayan sıra dışı “nesneler-istasyonlar” aracılığıyla aktarılıyor.

O'Art Program Fortitude Hobnob

2016, 180x100cm, acrylic on canvas

BAŞAK AVCI

İstanbul’da doğan ve büyüyen Başak Avcı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi’nden en yüksek not ortalamasıyla mezun oldu ve 2005 yılında ‘Benlik ile Gerçeklik Arasında bir Araç -Dil- Olarak Resim’ konulu eser metniyle yüksek lisansını tamamladı. Mezuniyetinden sonra yurt içinde ve dışında resim sergilerine katıldı.

İlgi alanları ve merakı nedeniyle fotoğraf ve sinema gibi farklı alanları inceledi. Farklı kaynaklardan öğrendiği yeni şeyler Çağdaş Sanat’ta temsilin ve kültürün dönüşen biçimlerine ilişkin fikirler verdi ve yeni kavramlar ve tartışma yolları geliştirebilmesi için bazı kavramlar öngörebilmesini sağladı. Son birkaç yıldır fotoğrafçılık kalıntılarıyla ilintili çizim materyalleri üzerinde çalışıyor: fotoğrafa bilinçaltı anlatım aracı ve içeriği olarak yaklaşıyor. Sanatçı için fotoğraflardan yeniden yaratılan çizimler bir tür bellek filtresi görevi görmektedir. Sanatçı bizlere çoğu zaman diyalektik bir şekilde kombine bir süreç göstermektedir: görsel öykülerin ve ikonik materyallerin bölünmesi çatlaklara, dağılmalara, gerilimlere yol açıyor ve gizemli ufalanmış öyküler yaratıyor. Avcı, çalışmalarında parıltı ile kazıntı, kurmaca ile gerçek bellek arasındakilere odaklanıyor. İmgeler, boşluklarıyla ve büyüleyici gerçeklikleriyle unutulmayacak eserler yaratıyor. Sanatçı halen İstanbul Teknik Üniversitesi’nde ‘Desen’ dersi veriyor ve İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde doktora çalışmalarına devam etmektedir.

O'Art Program The Icon

2016, 120x150x1,5 cm triptic, photography print on wood panel

GÜL ILGAZ

1962 yılında İstanbul’da doğan Gül Ilgaz, 1998 yılından beri eserlerinde fotoğraf, bilgisayarda üzerinde oynanmış imgeler, video projeleri ve enstalasyonlar kullanıyor.

Amerika Birleşik Devletleri’nde sanat üzerine katıldığı birkaç atölye çalışmasının yanı sıra, Kanada’da Banff Center’da yakın zamanda “Informal Architecture Residency” programına katıldı. Eserleriyle 50. Venedik Bienali’nde Türkiye’yi temsil etti. Amerika Birleşik Devletleri’nde, Kanada’da, İspanya’da ve Fransa’da konferanslara konuşmacı olarak katıldı. Türkiye’nin yanı sıra Bulgaristan, Slovenya, Makedonya, Çin, Kore, İngiltere, Fransa, Hollanda, Belçika ve Kanada’da birçok grup sergilerine katıldı. Eserleri yakın zamanda İstanbul Modern koleksiyonunda yer aldı ve “Geçmiş ve Gelecek” sergisinde de sergilendi. İstanbul’da yaşamakta ve çalışmaktadır.

O'Art Program Immigrant

2015, 212x63x63 cm, polyester

İRFAN ÖNÜRMEN

1958 yılında Bursa’da doğan İrfan Önürmen, lise öğrenimini benzersiz kültürel ve tarihi dokuya sahip Bursa’da tamamladı. Sanat eğitimine İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde başladı ve Neşet Günal ve Neş’e Erdok’un atölyelerine devam etti.

Önü

rmen, resmin yanı sıra, grafik tasarım ve duvar resmi alanlarında çalıştı. 1987 yılında Resim Bölümü’nden mezun olan Önürmen, ilk kişisel sergisini Sanfa Sanat Galerisi’nde açtı. Sanatçı eserlerinde öğrencilik yıllarından itibaren figüre odaklandı, insan figürüne odaklanarak gerçekçi yaklaşımları eleştirel bir şekilde sergiledi. Anlatım yelpazesini ve deneyimini yeni yollarla genişletmek isteyen Önürmen, 2000 yılından itibaren malzeme olarak kâğıt, dergi ve gazete kullanarak enstalasyonlar üretmeye başladı. Önürmen, tül kolajlar, tül üzerine resim, gazete kâğıdından heykeller ve enstalasyon serileri üretmek için benzersiz teknikler geliştirdi. 2000 ile 2007 yılları arasında Hafriyat Sanat tarafından organize edilen sergilere katıldı. Enstalasyonlarında toplumsal olayları işleyen ve tül çalışmalarında da bireye odaklanan Önürmen, daha sonraki eserlerinde daha içkin bir yaklaşım sergiledi. Sanatçı, çağdaş medyanın merceğinden görüldüğü şekliyle kişisel ve toplumsal deneyimler arasındaki ilişkileri ve farkları ortaya çıkaran kolajlarında, resimlerinde ve heykellerinde kitle iletişim araçlarının etkisini görselleştirdi. İrfan Önürmen, sanat çalışmalarında tuvale resim yapmayla ilişkisini her zaman sürdürmesine rağmen biçemsel yaklaşımlardan hep uzak durdu. Eserlerindeki sanatsal dilin bütünlüğü sanatçının hemen hemen bütün dönemlerinde görülebilir.