17.01.2019 – 23.02.2019

Evrensel bir kültürün sembolü olarak "Hayat Ağacı" mitini çağdaş bağlamıyla ele alan Evren Erol, anlamsal karşıtlıkların birlikteliğinde bir doğa alegorisi yaratıyor. Erol, bu ezeli mitin fiziksel, düşsel ve düşünsel konumunu sorguladığı bilinçaltında; algısını bir deneyime dönüştürüyor.

Nesneleştirdiği doğayı; varoluşunun kıskacındaki insanla bağdaştırarak, nesnenin kendisi olan ağaçtan üretir. İnsanı merkez alan bütününden; farklı formlardaki parçaları ayrıştırarak spontane bir sezgisellikle uyarladığı kurgusu, mekanla bütünleşiyor. Boşlukta asılı, farklı büyüklüklerdeki amorf biçimleri merkezden alana katman katman yayılan yapısıyla form buluyor. Deformasyon ve soyutlama imgelerinin estetiği; karanlıkla muğlaklaşan mekanda beliren beyaz renkli biçimleriyle evrenin dinamizmine işaret etmektedir. Yapıtı oluşturan öğelerin birbirleriyle kurdukları ilişki; bireyin dünya üzerinde doğayla kurduğu ilişkiye benzemektedir.

Küratörlüğünü Begüm Alkoçlar’ın gerçekleştirdiği; “Kadim Zamanlardan” sezgisellik ile okunabilen bir heykel-ses enstelasyonudur. Günümüze ait bir ruh haliyle; doğa, nesne, insan ve mekan arasında yaratılan pürüzsüz geçiş şiirsellik barındırmaktadır.

Ses Enstelasyonu; Selim Erhan. ​​