Sağlığım Tamam Aralık Ayında Kazandırıyor! 
 

Toplumsal cinsiyet; toplumun cinsiyetlere biçtiği roller, imajlar, beklentiler ve normlar üzerinden inşa edilen bir kavramdır. Cinsiyetlere atfedilen roller ve beklentiler, ilk etapta birçok kişiye zararsız ve doğal görünebilir. Ancak toplumsal cinsiyet, toplumdaki tüm güç ilişkilerini, adalet ilkelerini ve sosyal dinamikleri doğrudan ya da dolaylı olarak etkiler.

Her birey, dünyaya geldiği andan itibaren içinde bulunduğu toplumun kültüründen, sosyal yapılanma şeklinden ve normlarından etkilenerek varlığını sürdürür. Bireylere dayatılan kurallar ve beklentiler, toplumun her katmanında cinsiyet hiyerarşisinden ve fırsat eşitsizliğinden doğan sorunlar oluşmasına yol açar. Oysa toplumdaki her bireyin, istisnasız tüm çocukların, fırsat eşitliğinden yararlanmaya ve özgürce benliğini oluşturmaya hakkı vardır. Bu hakkın kazanımı da toplumsal cinsiyet eşitliği kavramından geçer. Peki, toplumsal cinsiyet eşitliği nedir ve nasıl sağlanabilir? Çocuklarda cinsiyet eşitliği bilincinin inşa edilmesi için hangi adımların atılması gerekir?

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Nedir?

Günümüzde dünyadaki birçok toplumun dinamikleri eril düşünceler üzerinden şekillenir. Eril zihniyet, erkekleri ailenin ve toplumun temeli ya da lideri olarak tanımlarken; kadınları da destekleyici, tamamlayıcı ve takipçi konumuna yerleştirir. Toplumsal cinsiyet eşitliği, kadınların ve erkeklerin toplumsal yaşamın tüm alanlarına eşit şekilde katılım gösterebilmesini, eşit haklara ve fırsatlara sahip olabilmesini tanımlar. Söz konusu eşitliğin sağlanması, toplumda cinsiyet kaynaklı önyargıların ve ayrımcılıkların ortadan kaldırılmasına olanak tanır.

Toplumsal Cinsiyet Baskısı Her Bireyi Etkiler

Toplumun kadınlara dayattığı ikincil rol, kadınların iş hayatından sosyal yaşama, aile ortamından ekonomik kalkınmaya kadar birçok alanda fırsat eşitsizliğine uğramasına yol açar. Ancak burada önemli bir noktayı vurgulamamız gerekir: Toplumsal cinsiyet yalnızca kadınları değil, erkekleri de olumsuz etkiler. Cinsiyet üzerinden temellenen toplum baskısı, erkekleri daima güçlü, koruyucu, sert ve kontrolcü olmaya zorlar. Bu bağlamda erkekler, sahip oldukları iktidarı sürdürebilmek ve yeniden üretmek için rekabetçi ve hegemonik olmaya koşullanır.

Kısacası, toplumsal cinsiyet toplumun her bir bireyine belirlenen kalıplarda yaşama zorunluluğunu dayatır. Erkek kadın fark etmeksizin tüm kişiler, bireysel özgürlüklerini ve tercihlerini bu kalıpların içinde şekillendirmeye zorlanır. Peki, biz gerçekten bu kalıplara mahkum muyuz? Değiliz. “Toplumsal cinsiyet eşitliği için neler yapılabilir?” sorusunun yanıtı, çocuklarda gizli.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çocuklarla Başlar

Toplumsal cinsiyet rollerinin oluşmasını ve varlığını sürdürmesini sağlayan faktörler arasında aile, sosyal çevre, okul, medya ve aksesuarlar bulunur. Aile, çocukların sosyalleşmesinin ve dış dünyayı tanımasının ilk basamağıdır. Eğitim ve sosyal çevre de aileden edinilen toplum algısını şekillendirir ve pekiştirir. Medya organları ise çoğunlukla toplumsal cinsiyet rollerini yeniden üreten mesajlar yayınlar.

Aksesuarlara örnek olarak da çocuk kıyafetleri ve oyuncaklar gösterilebilir. Örneğin, oyuncak bebekler kız çocuklarına, oyuncak arabalar erkek çocuklarına uygun aksesuarlar olarak kabul edilir. Toplumsal cinsiyet, kız çocuklarının narin, korunmaya muhtaç ve nazik, erkek çocuklarının ise güçlü, sert, korumacı ve dayanıklı olması gerektiğine ilişkin bir ön kabulü dayatır.

Çocuklar iki yaşından sonra cinsiyetler arasındaki fiziksel farklılıkları ayırt edebilir, üç yaşından itibaren de cinsiyetleri bazı davranışlarla ilişkilendirir. Toplumsal cinsiyet rolleri tam da bu dönemde zihinlerinde şekillenmeye başlar. Bu nedenle toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinin önce ailede, sonra da okullarda ve sosyal çevrede inşa edilmesi büyük önem taşır.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çocuklara Nasıl Aşılanabilir?

Çocuklara toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinin aşılanmasında ilk rol ebeveynlere düşer. Ebeveynlerin çocuklarına cinsiyet ayrımı olmayan aktivite seçenekleri sunması, bazı davranışları açıklamak için cinsiyet kalıplarını kullanmaktan kaçınması ve onlara toplumun beklentilerini dayatmaması oldukça önemlidir. Toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinin sağlanması için, hiçbir çocuğun cinsiyetinden ötürü bazı alanlarda dezavantajlı olduğunu düşünmemesi gerekir. Kısacası, ebeveynler çocuk yetiştirirken tarafsız ve adaletli olmak durumundadır. Kız çocukları “bir şeyi yapamayacakları algısına”, erkek çocukları da eril baskıya karşı korunmalıdır.

Cinsiyet eşitsizliğinin kadınlar üzerindeki etkilerini her gün farklı örneklerle görüyoruz. Dünyada okur yazar olmayan yaklaşık 900 milyon kişinin neredeyse 600 milyonu kadınlardan oluşuyor. Yine dünya çapında, yoksulluk sınırında bulunan 3,1 milyar kişinin yaklaşık %70’lik kesimini kadınlar oluşturuyor. Dünya Ekonomi Forumu tarafından yayınlanan 2021 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’na göre, raporda yer alan 156 ülkenin parlamentolarında kadın temsili yalnızca %26,1 oranında. İş dünyasında da toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin etkileri açıkça görülüyor. 156 ülke genelinde yönetici pozisyonunda çalışan kadınlar, yalnızca %27’lik bir dilimi oluşturuyor. Türkiye ise bu rapordaki cinsiyet eşitsizliği endeksinde 133. sırada yer alıyor.

Günümüzde çok sayıda kurum, dernek, vakıf ve topluluk; yetişkinlerin ve çocukların toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda bilinçlendirilmesi için çalışıyor. Örneğin, AÇEV anneler, babalar ve çocuklar için çok sayıda toplumsal cinsiyet eşitliği projesi yürütüyor. Anne ve babalar için destek programları düzenleniyor, okul öncesi eğitime öncelik veriliyor, ileri okuryazarlık çalışmaları yapılıyor. Söz konusu faaliyetlerin tümü, katılımcıların toplumsal cinsiyet eşitliği alanında farkındalık kazanmasını amaçlıyor.

Eşit Bir Yarın İçin: Eşit Masallar​

Başlarken de sözünü ettiğimiz gibi, çocuklara toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinin aşılanması için bazı temel algıların ve önyargıların değişmesi şart. Söz konusu algılara çok basit ancak etkili bir örnek verelim: Çocuklara uzun yıllardan beri anlatılan, onların keyifli vakit geçirmesini ve huzurla uykuya dalmasını amaçlayan masalları düşünün. Sizce bu masalların önemli bir kısmında toplumsal cinsiyet rolleri hakim değil mi?

Masallardaki prensesler neden bir prens tarafından kurtarılmaya muhtaç? Neden prensesler çaresizce kurtarılmayı beklemek dışında hiçbir şey yapamıyor? Neden bir taraf mağdur olmaya, diğer taraf da kahramanlık yapmaya mecbur bırakılıyor? Sizce toplumsal cinsiyet eşitliği bilinci oluşturmak için çocuklarımıza eşitlikçi masallar anlatmanın vakti gelmedi mi?

Cinsiyet eşitliği kavramı, küçük yaşta gelişir. Biz de Odeabank olarak eşit bir geleceğe inanıyoruz. Çocuklarımız eşit bir yarına uyansın diye, anne babalarda farkındalık yaratmak ve toplum bilincinin değiştirilmesine katkı sağlamak amacıyla Can Yayınları iş birliğinde bir projeyi hayata geçirdik. Psikolog Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk’un içerik danışmanlığında yürütülen Eşit Masallar projemiz kapsamında en bilinen ve sevilen klasik masallar, eşitlikçi bir bakış açısıyla yeniden yorumlandı. Kitaplarımıza ücretsiz olarak web sitemizden​, masal videolarımıza ise Odeabank Youtube hesabımızdan ulaşabilirsiniz.

Unutmayın, toplumsal cinsiyet eşitliği bilinci oluşturmaya çocuklardan başlamalıyız. Çocuklara aydınlık, eşit, adaletli ve mutlu bir gelecek sunmak için toplumun her ögesinin üstüne düşen sorumluluğu yerine getirmesi çok önemli. Siz de eşit bir gelecek inşa etmeye bugünden başlayabilir, fırsat ve adalet eşitliğinin sağlanmasına katkıda bulunabilirsiniz.

Kaynakça: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/207491
https://sarkac.org/2020/02/toplumsal-cinsiyet-nedir-ne-degildir/
https://www.tepav.org.tr/upload/mce/2020/haberler/sunum_aysegul_tasoz_dusundere.pdf
https://www.birgun.net/haber/cocuklara-toplumsal-cinsiyet-esitligi-ni-anlatmak-106514
https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-49679143
https://www.unicefturk.org/yazi/kiz-ve-erkek-cocuklar-arasinda-esitlik
https://repository.gheli.harvard.edu/repository/11683/ 
https://www.nytimes.com/2019/03/07/style/gender-neutral-design-child.html 
https://www.acev.org/ne-yapiyoruz/kurumlar-icin/toplumsal-cinsiyet-esitligi-seminerleri/ 
https://www.acev.org/yayinlar/  ​​​​​​​​​​