Odeabank, koronavirüs salgını nedeniyle dijital platform üzerinden gerçekleştirdiği Dış Ticaret Buluşmaları kapsamında, bu sefer Gaziantep Genç İşadamları Derneği (GAGİAD) üyeleri ile bir araya geldi. Toplantıda dünyada ve Türkiye’de makroekonomik gelişmeler ile COVID-19 salgınının etkileri tartışıldı.

ODEABANK, Dış Ticaret Buluşmaları toplantı serisinin dördüncüsünde Gaziantep Genç İşadamları Derneği üyeleri ile dijital platform üzerinden bir araya geldi. Yaklaşık 55 şirket yöneticisinin katıldığı toplantıda, koronavirüs salgını gölgesinde ihracatın finansmanı ve riskleri konusu tartışıldı.

Odeabank Nakit Yönetimi ve Dış Ticaret Direktörü Ahmet Zafer Seyar, toplantının açılış konuşmasında Türkiye ve dünyanın içinde bulunduğu bu zor dönemde sanayici ve ihracatçılara destek olmak için çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Seyar, Odeabank olarak COVID-19 salgınının istihdam, üretim, ticaret ve ödeme sistemine olası etkilerini asgari seviyede tutmak amacıyla işletmelere önemli kolaylıklar sağladıklarına dikkat çekti. Gaziantep’i en fazla ihracat yapan 5. il konumuna taşıyan ihracatçılara yönelik konuşmasında Seyar; “Ülkemiz için zor olan bir süreçte müşterilerimizin yanında olduğumuzu göstermek üzere destek paketleri açıkladık. Bu süreçten ülke olarak hasarsız çıkmak için elimizden gelen gayreti göstermeye devam edeceğiz” dedi.

Altınsaç: “Petrol fiyatlarındaki düşüş ve iç talepte yaşanan baskı, 2020’de de cari fazla vermemize yol açabilir”

Video konferansta konuşan Ekonomist Gizem Öztok Altınsaç, dünyada ve Türkiye’de makroekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu: “COVID-19 salgınının, küresel üretim seviyesinde %10-15’lik bir payı yok etmesi bekleniyor. Başladığımız üretim seviyesine dönmemiz ise en iyi ihtimalle 2021, yani önümüzdeki yılın üçüncü çeyreğine denk gelecek gibi gözükmekte. Tüm ülkeler yaşanan salgının ekonomik etkilerini azaltmak amacıyla destek paketleri açıkladı. Bu büyük paketlerinin bir bacağı kendi iç taleplerine verdikleri destekler için. İkinci bacak ise dünyada dolar likiditesi sağlamak adına atılan adımlar. G20, IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşlar da koronavirüs krizinden olumsuz etkilenen, gelişmekte olan ülkelere destek vermek amacıyla yeni finansman mekanizmaları üzerinde çalışıyorlar. Bu mekanizma, henüz tam detayları netleşmemekle beraber, döviz ihtiyacı olan gelişmekte olan ülkelerin bir miktar da olsa nefes almasını sağlayacaktır.

Konuşmasında koronavirüs salgınının Türkiye ekonomisine olan etkisine de değinen Altınsaç, Türkiye ekonomisi için öngörülerini şöyle özetledi; “Yaşanan salgın nedeniyle dünya petrol piyasalarında özellikle içinde bulunduğumuz 2. çeyrekte belirgin arz fazlası oluşması bekleniyor. Bu da beraberinde petrol fiyatlarında düşüşe yol açacak. Petrol fiyatlarındaki gerileme enflasyonumuzda avantaj olacaktır. Elbette bu hesaplarda TL’deki değer kaybını da dahil etmek gerekmekte. İç talebin yoğun baskı altında kalacağı bir süreçten geçiyoruz. Tüm bunlar enflasyonun yıl sonunda %9’un bir miktar altında gerçekleşmesi ile sonuçlanabilir. Maliye politikaları tarafında ise, bütçe açığımızın iki katına çıkması kimseyi şaşırtmayacaktır. Tüm dünyada bütçe açıklarının 3-4 katına çıktığı bir sürecin içindeyiz. Büyümeye bakarsak, en önemli ihracat partnerimiz olan Avrupa’nın %5-6 daraldığı bir yılda, Türkiye’nin bu resmin dışında kalması çok zor. Bu zaman zarfında gerekli döviz ihtiyacını sağlayabilen ekonomilerin, COVID kaynaklı büyüme üzerindeki hasarı bir miktar da olsa azaltması söz konusu olacaktır. Gereken dövize erişemeyen ekonomilerin büyümeleri ise maalesef daha çok baskı altında kalabilir.

​​​​