Odeabank, COVID-19 salgını nedeniyle dijital platform üzerinden gerçekleştirdiği Dış Ticaret Buluşmaları kapsamında, 04 Haziran Perşembe günü İzmirli ve Denizlili iş insanları ile bir araya geldi. Odeabank yetkililerinin Ege bölgesinde faaliyet gösteren firmaların yanında olduklarını hatırlattığı toplantıda dünyada ve Türkiye’de makroekonomik gelişmeler ile COVID-19 salgının ardından ekonomide normalleşme ihtimalleri tartışıldı.

TÜRKİYE’NİN genç ve dinamik bankası Odeabank, COVİD-19 salgınının başlamasından bu yana dijital ortamda 8’incisini düzenlediği Dış Ticaret Buluşmaları kapsamında İzmirli ve Denizlili iş insanları ile bir araya geldi. 80’e yakın şirket yöneticisinin katıldığı toplantıda, COVID-19 salgını gölgesinde dış ticaretin finansmanı ile riskleri tartışıldı.

Odeabank Nakit Yönetimi ve Dış Ticaret Direktörü Ahmet Zafer Seyar, toplantının açılış konuşmasında COVID-19 salgınının başlamasından bu yana yaklaşık 2 aydır, Türkiye’deki iş insanları ile dijital platform üzerinden bir araya gelerek, ekonomideki gelişmeleri tartıştıklarını dile getirdi. Seyar, Odeabank olarak iş insanlarını dinleyerek, Türkiye ve dünyanın içinde bulunduğu bu zor ekonomik dönemde firmalara destek olmak için çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Ege bölgesi ekonomisinin dünyaya açılan kapısı olan İzmir iş insanları ile biraraya gelmekten mutluluk duyduklarını belirten Seyar, "Odeabank olarak COVID-19 salgınının ekonomiye etkisini asgari seviyede tutmak amacıyla sanayicilere önemli kolaylıklar sağlıyoruz. Dünya ve ülkemiz için zor olan bu süreçte müşterilerimizin yanında olduğumuzu göstermek üzere destek paketleri açıkladık. Bu süreçten ülke olarak hasarsız çıkmak için elimizden gelen gayreti göstermeye devam edeceğiz" dedi.

Altınsaç: "COVİD-19 krizinde en kötü dönem geride kaldı" Video konferansta konuşan Ekonomist Gizem Öztok Altınsaç, dünyada ve Türkiye’de makroekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu: "COVİD- 19 salgınının küresel ekonomiye olumsuz etkilerini önlemek amacıyla, dünyada da hem para politikasında hem global politikalarda atılan adımlar 14 trilyon dolar büyüklüğüne ulaştı. Alınan bu tedbirler sayesinde küresel ekonomilerdeki negatif gidişatın önüne geçilmiş gibi gözüküyor. Nisan ayı verilerine baktığımızda krizde en kötü dönemin geride kaldığını ve ekonomilerde toparlanmanın beklenenden de erken başladığını görebiliyoruz. Türkiye’de de yüksek frekanslı veriler bu dönüşün net bir göstergesi. Ancak yaşanan bu iyileşmelere rağmen global ekonominin COVİD-19 öncesi dönemine, en erken 2021 yılının son çeyreğinde dönebileceği öngörülüyor. Türkiye de ekonomiyi canlandırma çalışmalarında, yüklü bir kredi genişleme politikası izleyerek, global çapta planlanan çıkış stratejilerine göre hareket ediyor. Uygulanan bu politikaların iç talebi canlandırıcı etkisi olacağı tahmin ediliyor. Türkiye’nin bu dönemde dikkat etmesi gereken konunun ise yine enflasyon olduğunu düşünüyoruz".