Odeabank Araştırması Türkiye’nin Finansal Okuryazarlık ve Davranış Haritasını Ortaya Koydu

Odeabank Araştırması Türkiye’nin Finansal Okuryazarlık ve Davranış Haritasını Ortaya Koydu​

Odeabank’ın gerçekleştirdiği “Türkiye’nin Finansal Okuryazarlık ve Yatırım Alışkanlıkları Araştırması”, Türkiye’de bireylerin finansal bilgi ve yatırım alışkanlıklarına ışık tuttu.​

Odeabank Araştırması Türkiye'nin Finansal Okuryazarlık ve Davranış Haritasını Ortaya Koydu

Odeabank’ın KONDA Araştırma ve Danışmanlık iş birliğiyle gerçekleştirdiği “Türkiye’nin Finansal Okuryazarlık ve Yatırım Alışkanlıkları Araştırması”, Türkiye’de bireylerin finansal bilgi ve yatırım alışkanlıklarına ışık tuttu. Toplam 1425 kişinin katılımıyla, Türkiye genelinde gerçekleştirilen araştırma; finansal okuryazarlığın yalnızca bilgi düzeyiyle değil, bireylerin günlük finansal davranışları ve karar alma tutumlarıyla birlikte şekillendiğini gösterdi.

Odeabank’ın KONDA Araştırma ve Danışmanlık iş birliğiyle, Türkiye’de kent ve metropol alanlarında yaşayan 1425 kişiyle 9-12 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirdiği “Türkiye’nin Finansal Okuryazarlık ve Yatırım Alışkanlıkları Araştırması”, Türkiye’de bireylerin finansal bilgi düzeyleri, yatırım tercihleri ve birikim davranışlarına ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Araştırma, yatırım davranışlarında alışkanlıkların ve birikim reflekslerinin etkisini koruduğunu gösterdi.

Finansal başarıda bilgi, zamanlama ve disiplin öne çıkıyor

Araştırma, finansal okuryazarlığın yalnızca teorik bilgiden ibaret olmadığını; dijital finans araçlarının kullanımı, deneyim ve sabır ile disiplin gibi kişisel özelliklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Toplumun yalnızca yüzde 12’si bu alanların tamamında güçlü bir profile sahipken, eğitimli gençlerin bilgiyi pratiğe dönüştürmekte zorlandığı, bazı ileri yaş gruplarının ise sınırlı teknik bilgiye rağmen bütçelerini başarılı şekilde yönettiği görülüyor.

Katılımcıların yüzde 27’si finansal başarının temelinde bilgi ve analizin yer aldığını belirtirken, yüzde 25’i doğru zamanlamayı, yüzde 24’ü ise sabır ve disiplini ön plana çıkarıyor. Ekonomik bilgi seviyesi arttıkça, başarıyı bilgi ve analiz (yüzde 38) ile doğru zamanlama (yüzde 34) faktörlerine bağlama eğilimi de güçleniyor.

Altın güvenli liman olmayı sürdürüyor

Araştırma, yatırım algısında da önemli bir kırılmaya dikkat çekiyor. Düzenli yatırım veya birikim yaptığını söyleyenlerin oranı yüzde 34 olurken, yatırım araçlarından en az birine sahip olanların oranı yüzde 52’ye yükseliyor. Bu farkın merkezinde ise altın yer alıyor. Katılımcıların yüzde 35’i altın yatırımı yaptığını belirtmesine rağmen, yalnızca altına yatırım yapan her 5 kişiden 2’si bunu “yatırım” olarak tanımlamıyor. Araştırma sonuçları, altının toplum nezdinde bir yatırım aracından çok “güvende hissetme” ve “kötü gün için birikim yapma” davranışıyla ilişkilendirildiğini ortaya koyuyor. Araştırmada modern yatırım araçlarının kullanım oranlarının ise hâlâ sınırlı olduğu görülüyor. Borsa yatırımı yapanların oranı yüzde 7, yatırım fonu kullananların oranı yüzde 3, kripto varlık sahibi olanların oranı ise yüzde 2 seviyesinde bulunuyor. Araştırma, katılımcıların yatırım tercihlerinde yüksek kazançtan çok güvenilirlik, erişilebilirlik ve düşük risk beklentisinin belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Genel toplum refleksi “önce harcamak, kalanla birikim yapmak” şeklinde ilerliyor. Bu durum, yatırım kültürünün proaktif değil daha çok reaktif biçimde geliştiğine işaret ediyor.

Kadınlar ve gençler yatırım ekosisteminde daha görünür hale geliyor

Araştırmanın öne çıkan sonuçlarından biri de kadınların yatırım ekosistemindeki yükselen rolü oldu. Son üç ay içinde yatırım yapmaya başlayanların yüzde 71’ini kadınlar oluştururken, gençlerin yatırım dünyasına ilgisinin de giderek arttığı görülüyor. Özellikle 18-33 yaş grubunun yeni yatırımcılar arasında önemli bir paya sahip olması, finansal okuryazarlıkta kuşaklar arası davranış değişimine işaret ediyor.  Finansal bilgi seviyesi genç ve orta yaş grubunda zirveye ulaşırken, finansal özgüven skorunun erkeklerde çok daha yüksek olduğu gözlemleniyor.

Erkekler borsa, fon ve kripto gibi modern yatırım araçlarında daha baskın bir profil çizerken; kadınların sisteme daha çok altın üzerinden dahil olduğu görülüyor. Beyaz yakalı ve üniversite mezunu kesim daha fazla finansal ürün çeşitliliğine yönelirken; işçi, esnaf ve çiftçi gruplarında araba ve gayrimenkul gibi somut yatırımlar öne çıkıyor.

Finansal bilinç artıyor, alışkanlıklar aynı hızda değişmiyor

Katılımcıların yüzde 48'i yatırım kararında en çok "kendi bilgi ve analizine" güveniyor. Araştırmanın finansal okuryazarlık profillerine ilişkin sonuçları da dikkat çekiyor. Katılımcıların yüzde 40'ı temel finansal sorulara (enflasyon ve faiz hesabı gibi) doğru yanıt verirken bu bilgiye sahip olanların büyük çoğunluğu, finansal davranışlarını buna göre şekillendiremiyor.

Katılımcıların yalnızca yüzde 12’si finansal bilgi, davranış ve tutum ekseninde güçlü performans sergileyerek “bütüncül olarak güçlü finansal okuryazarlık” profiline giriyor. Yüzde 15’i güçlüye yakın finansal okuryazarlık profiline dahil olurken, yüzde 14’ü finansal konularda bilgili ancak bu bilgisini yatırım davranışına dönüştüremiyor.

Araştırma sonuçlarını değerlendiren Odeabank Genel Müdürü Mert Öncü, şunları söyledi: “Finansal okuryazarlık bugün yalnızca finansal kavramları bilmekle sınırlı olmayan, bireylerin günlük hayatlarını doğrudan etkileyen önemli bir yetkinlik alanı haline geldi. Özellikle kadınların ve gençlerin yatırım ekosistemine artan ilgisini çok değerli buluyoruz. Odeabank olarak, uzun süredir yatırım odaklı bankacılık yaklaşımımızla, toplum genelinde finansal okuryazarlığı geliştirmek ve yaymak amacıyla çalışmalar yürütüyoruz. Odea Radyo’da finansal okuryazarlık odaklı hazırladığımız programlar, Yatırım Odaklı Podcast serimiz ve dijital mecralarımızda oluşturduğumuz içeriklerle bilgi temelli bir yatırım ekosisteminin gelişimini destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde de bireylerin finansal kararlarını daha bilinçli ve sürdürülebilir bir şekilde almasına katkı sağlamayı sürdüreceğiz.”