‘ŞİMDİ 2021’

Şimdi 2021’de, bugün küresel salgının sebep olduğu sürreal akışın yarattığı ‘yeni gerçekliğin’, sanatçının hissi ve düşünsel kavrayışını nasıl etkilediğini göreceğiz. Sanatın doğası gereği üstlendiği, bu yeni gerçekliğin yerini almak değil, sosyolojik değişimler içerisindeki çelişkileri; farklı ruh halleri ve düşünce biçimleri ile ifade etmektir. Çünkü zamanına tanıklık eden sanatçının kurduğu her tür ilişki, daima - ‘şimdi’ ile ilintilenir.

Sanatın, düşünsellik üzerine yapılandığı günden bugüne dek, kendini anlatmanın farklı biçimlerini aramaktadır. Bu arayışı tartışacak, zorlu bir kısıtlamayla oluşturulan seçkisiyle sergi, günümüz sanatında yeniyi yaratmanın olanaklarını/olanaksızlığını sorgularken, yaratımdaki arayışı sembolize eden beyaza övgüde bulunuyor. Tekil bir renk tonu üzerinden gerçekleştirilen seçkinin altında yatan bu bilinçli indirgeme, ‘yeni normal’ travmatik koşulları içinde süren yeniye ulaşma gayretine eleştirisi ince bir ironi taşıyor.

Fiziksel olarak bir araya gelmenin mümkün olmadığı bu günlerde ‘ŞİMDİ 2021’, O’art’ın mekan ve sanal ortam arasında yapılandırılan dijital sergisi, yeni yılın ilk sergisi olarak izlenebilir.

​​​​​​​


O'Art Program

Rahatlama Videolarından Şiirler
150 x 110 cm
Duvar üzeri folyo baskı
2018

Berkay TUNCAY

“Rahatlama Videolarından Şiirler”, Berkay Tuncay’ın meditasyon ve yoga videolarından, sağlıklı yaşam platformlarında tekrar eden kelime ve sloganlardan oluşturduğu görsel şiirlerdir. ‘ASMR’, Otonom Duyusal Meridyen Tepkisi kavramının İngilizce’de kullanılan kısaltmasıdır. İnternette popüler olan ve çok sayıda kişinin takip ettiği bu videolar, fısıldama, paket açma, tıklama, saç kesme gibi doğrudan duyulara hitap eden, iç gıcıklayan ve rahatlatıcı eylemlerin seslerine odaklanmaktadır.

Sanatçı, bu duyusal deneyimlerin dilde nasıl ifade edildiğine dikkat çeker. Şiirler rahatlama videolarından alınan kelimelerden oluşsa da, bizi rahatlatmaya çalışmaz. Bunun yerine hızlı hayatlarımızda iyi hissedebilmek veya nefes alabilmek için bu tür videoları izlemeye ihtiyaç duyuyor olmamızın ne denli üzücü olduğunu gösterir. Tuncay, bu formu kullanarak insan ve bilgisayar arasındaki kırılgan ilişkiye ve zaman zaman aştıkları sınırlara işaret etmektedir.

Berkay Tuncay, 1983 yılında İstanbul’da doğdu. 2006 yılında İstanbul Üniversitesi Taşınabilir Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarımı lisans bölümünü bitirdi. 2011 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Bilgisayar Ortamında Sanat ve Tasarım Bölümü’nde yüksek lisansını tamamladı.

Çalışmalarında; çevrimiçi olarak dağıtılan görüntüler, metinler, videolar gibi kültürel kodları kopyalayarak, birleştirerek ve dönüştürerek internetin küresel toplum üzerindeki çok katmanlı etkilerini araştırır. İnterneti çeşitli alanlarda kamusal bir alan olarak düşünür ve “İnternet Sanatının Biçimi ve Tematiği” başlıklı yüksek lisans tezini yazar. Bu araştırma sayesinde, internetin, bireylerin bastırılmış davranışlarını ortaya koydukları vazgeçilmez bir halk toplanma noktasına dönüştüğü kanısına varır. Şu anda, teknolojik ilerlemenin geniş kabul görmesiyle insan algısındaki radikal değişim olan 'Post İnternet'i inceleyen sanatçı sosyal medya kanalları üzerinden ortaya çıkan görsel estetikleri malzemesi yapar. Ekran görüntüleri, videolar, bayraklar, basılı malzemelerden 3D nesnelere kadar malzemeleri kullanarak enstalasyonları gerçekleştirir. Berkay Tuncay, doğrudan ya da dolaylı halk katılımı ile işler yapar.

O'Art Program

Derin Kuyu
15 x 22 cm
Defter
2016

Eda ASLAN

Yapıtını üretirken kitaplarla olan ilişkisinden yola çıkan sanatçı, okuryazarlık ile bağını garip bir ikilem olarak tanımlar. Bir tür ceza-tekrar ilişkisi kurarken aynı zamanda da üretiminin ilk aşamasını oluşturur. Böylelikle bu ilişki mekanizmasının üretimine yansıyan döngüsünde yinelenen yüzleşmeler barındırır.

Eda Aslan, 1993 yılında İstanbul’da doğdu. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi heykel bölümünden 2017 yılında mezun oldu. Aynı üniversitenin resim bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Aslan’ın üretimleri tarih, mekan, hafıza bağlamları ekseninde şekillenir ve kaydetme temelli obsesyon hali, üretimlerinin merkezinde yer alır. Sanatçının üretimleri çok sayıda yarışma sergisinde yer almıştır. Mimar Dilşad Aladağ ile birlikte yürüttükleri “Unutma Bahçesi” adlı proje ise 2018 yılında Salt Araştırma Fonları ve 2019 yılında Kültür Bakanlığı Belgesel Destek Fonu ve 2020 yılında SAHA Sürdürülebilirlik Fonu’nu kazanmıştır. Sanatçı İstanbul’da yaşamakta ve çalışmaktadır.

O'Art Program

Ân ve Hâl dizisi
80 x 100 cm
Tuval üzeri yağlı boya
2018

Eda GECİKMEZ

“Ân ve Hâl dizisi”, akmış, boyası dökülmüş, yosun tutmuş, rutubetten küflenmiş bir boşluğu kendisine fon yapar. Birbiri üzerine yığılmış nesneler, sanatçı için bütünlüğü bozulmuş parçaların oluşturduğu manzaraya bakma gayretini hatırlatır. İzleyiciyi, yığılmış ve başkalaşmış tüm bu nesnelerin kendi hikayelerine aracılık etmeye davet eder.

Eda Gecikmez 1984 yılında İstanbul’da doğdu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Heykel Bölümü’nü bitiren sanatçı, Yıldız Teknik Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde yüksek lisans yapmaktadır.

Sanatçı eserlerinde cinsiyet, beden ve kimlik meselelerine odaklanır. İşlediği konuları, günlük hayatta karşılaşılan görsel dili kullanarak anlatır. Çalışmalarının temelinde kolajı kullanır. Broşürlerden, posterlerden, moda dergilerinden günlük yaşamda sık sık karşılaştığımız görselleri böler ve parçalara ayırır. Böylelikle oluşturulmuş iktidar dilini yok eder. Ortaya çıkan parçaları, kendi bakışıyla yeni bir şekle sokup kimlik, cinsiyet rolleri, kentsel dönüşüm gibi toplumsal sorunları ortaya çıkararak kendi dilini oluşturur. Çalışmalarının her biri birbirinden bağımsız olan Gecikmez, izleyiciye her yapıtında yeni bir deneyim sunar. İzleyici, kolaj video veya performans gibi farklı karşılaşmaların sonunda resme geri taşınır. Uygulamalarını resimle başlayıp resimle bitirir.

O'Art Program

Urne
46 x 30 x 5 cm
Arşivsel pigment baskı
2020

Egemen TUNCER

“Urne”, Covid-19 salgını ile birlikte, çeşitliliği artan ve insanların ihtiyaç duyduğu, uzaktan-kolektif üretim modellerinden doğmuştur. Otomasyonun ve mobilitenin artmasıyla çalışmasında, bedenin gereksinimini veya görünürlüğünü sorunsallaştırmaya çalışır. Urne üzerine işlenmiş olan “Covid-19 did not take place/ Covid-19 olmadı” ifadesi Jean Baudrillard’ın “The Gulf War Did Not Take Place/ Körfez Savaşı Olmadı” metnine referans verir.

Üç boyutlu basılabilir siperliklerin paylaşımı; kişisel bilgisayarların, klinik laboratuvar simülasyonlarında yardımcı işlem gücü olarak kullanılması ve öneminin artmasıyla, salgın sonrasında bu sistemlerle daha çok karşılaşacağımızın olası bir parodisini sunar.

Egemen Tuncer, 1989 yılında İstanbul'da doğdu. Lisan eğitimini Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü’nde, yüksek lisansını ise “60’lardan Günümüze Minimalizm Bağlamında Fotoğraf Sanatı” adlı tezi ile yine aynı fakültenin Resim Bölümü’nde tamamladı. Sanatçı ağırlıklı olarak bilgisayar tabanlı görselleştirmeler üzerine çalışır. Özellikle yapılar ve onların fiziksel/ sayısal modelleri arasındaki ilişkiyi çeşitli temsil yöntemleri üzerinden araştırır. Günümüz gelişmiş görselleştirme ve yapım teknolojileri nedeniyle karmaşık hale gelen fiziksel mekan deneyimi, sanatçının incelediği, gerçekliği arttırılmış sanal gerçek ya da hipergerçek mekanlar hakkında kavramsal bir temel oluşturur. Sanatçı, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Bölümü’nde Sanatta Yeterlik programında öğrenimine devam etmektedir.

O'Art Program

Gökyüzü Olmak İsterdim
12 x 18 cm
Tuval üzeri yağlı boya
2020

Erman GÜRCÜM

Gökyüzü olmak isterdim,
Çok uzun sürmedi
Gökyüzüydüm artık.
Gün doğuverdi tüm heybetiyle
Kuşlar kanatlandı içimde
Sonra ve sonra
Derin sessizliğin içinde
Gece geldi yine.

Eserlerinde, tezatlığa yer veren sanatçı, dünyevi varlığın geçiciliğini sorgular. İfadesini hikayeleştirdiği çalışmalarında, izleyiciyi anlatımına dahil eder.

Erman Gürcüm, 1992 yılında İzmir’de doğdu. 2011 yılında Doğuş Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi, Resim Bölümü’nü birincilikle kazandı. Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Plastik Sanatlar Bölümü yüksek lisans programını tamamladı.

Eserlerinde, tezatlığa yer veren Gürcüm dünyevi varlığın geçiciliğini çağdaş bir yaklaşımla sorgular. Hikaye anlatımını kullanarak çalışmalarında, izleyicilerin kendilerinden birer parça bulmalarını hedefler.

DAHA FAZLASINI GÖSTER
O'Art Program

Yollar
60 x 35 x 3 cm
Alçı
2017

Levent KAZGAN

“Yollar” adlı yapıtında boşluğu anlatmayı hedefleyen sanatçı, alçının üzerinde oluşmuş tekerlek izlerini bir boşluk olarak tanımlar. Çocukluğundan beri uzun yolların ve bekleyişin kendi için ayrı bir yeri olduğunu söyleyen sanatçı, yapıtında kendi bedenini alçı malzemesi ile özdeşleştirir.

Levent Kazgan, 1995 yılında İstanbul'da doğdu. 2020 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Heykel Bölümü’nden mezun oldu. Sahne, dekor ve kostüm tasarımı üzerine projelere katıldı, mimarlık ekibiyle birlikte çalışmalar yaptı. Eğitimi sırasında çeşitli sergilere katılan sanatçı, çalışmalarına İstanbul’da devam etmektedir.

O'Art Program

Kıvılcımlar Serisi No:52
70 x 50 cm
Kağıt üzerine akrilik boya
2017

Mehmet DERE

“Kıvılcımlar Serisi”, Mehmet Dere’nin kavramsal olarak zor algılanabilecek, son dönem soyut eğilimlerinin gramer yapısından beslenen bir çeşit soyut çalışma serisine gönderme yapmaktadır. Bu seri; fırçanın jestüel hareketiyle oluşan, yüzey renginin simgesel çağrışımlarıyla bir çeşit çakım anı olarak nitelendirilebildiği gibi form olarak hiçbir imgeyi ele vermeyen bir ateş perdesinden veya arasındaki sürtüşmeden adını alır.

Bağlamı yüce olan kağıt boşluğunun üzerindeki gidiş gelişler kendi mutluluk arayışının peşinde olan bir elin kaybolmuşluğu-kopukluğu birleştirme çabasına, bir tür kopma jestiyle eşlik eder. Düz yoğun rengin dalgalanması, kavranabilir hiçbir imge vermez. Bir aralama jesti olarak kıvılcımlar, bir anlığına ortaya çıkan parlamalar, ışık süzmeleri olarak algılanabilmektedir. Bu resimler serisi, ne söyleyebildiği şeye dönüşemeyen ne de yüzeyin başka bir gerçekliği aralayabildiği bir alanda kendini var eder. Bir çeşit sessizlik pencereleri olarak adlandırılabilen bu resimler sanatçının kendinde aradığı bir düşünüme duyusal olarak form arayışındaki “sessizlik”e tekabül eder. Bu resimler bize sanki eski bir sözün dediği gibi “Hala hiçbir şeyin ne kadar az olduğunu bilmiyoruz.” şeklinde bir ifadede bulunur.

Mehmet Dere, 1979 yılında İzmir'de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nden mezun oldu. Aynı fakültede yüksek lisansını tamamladı. Bir çok mekanda sergiye katılan sanatçı, Ayvansaray Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Dere’nin resimleri ilk bakışta dalgalanan-titreşen bir perdenin önünde uçuşan hava baloncukları, düşmüş (ışınsal bedenli) ruhsal cisimler, bazen de maddeleşmeye yoğunlaşmaya çalışan organizmaları andırmaktadır. Nedenini bilmediğimiz, açıklayamadığımız bu görüntüler izleyiciye bilincini kontrol edemediği aracısız kalmış bir seyretme olarak kendini sunar. Güzel yazılan, ruha sahip bir canlı yazı, kimi zaman bir çeşit dipnot olan sürtünme jestinin hareketi belki de sanatçının ifade edemediği bilinçdışı imgelemenin ve dilinin gizemli doğasıyla ilişkilidir. Dere’nin çalışmalarında görülen ritmik hareketler bir çeşit duygusal aktarım olarak ifade edilebilecek bir coşkunun eşlik ettiği bir düşünce deneyimini takip etmektedir.

O'Art Program

Sevgili Günlük
40 x 40 x 15 cm
Ahşap
2018

Nejat ÇINAR

“Sevgili Günlük” hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen, insanın yaşı ilerledikçe daha da ihtiyaç duyduğu vitaminlere, antidepresanlara, ağrı kesicilere ve sakinleştiricilere duyulan bağımlılığı gösterir. “Tüm bunlar gereklilik mi, yoksa içinde bulunduğumuz sistemde kayboluyor muyuz?” sorusunu düşünmeye davet eder.

Nejat Çınar, 1958 yılında Ankara'da doğdu. 1981 yılında Boğaziçi Üniversitesi Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 1984'de endüstriyel otomasyon cihazları üreten bir şirketin kurucuları arasında yer aldı.

Donanım ve yazılım konusundaki tecrübeleriyle mikroişlemci tabanlı aydınlatma ürünleri tasarlar ve çeşitli sergilere katılır. Nesneleri, metal, ahşap, video, ses, elektroniği bir arada kullanarak bazıları interaktif de olan enstalasyon ve heykel çalışmaları yapar. Sanatçı Ayvalık'ta yaşamakta ve çalışmaktadır.

O'Art Program

Mutlak
50 x 70 cm
Tuval üzeri yağlı boya
2016

Özge TOPÇU

Bu yedi resim, gündelik kullandığımız A4 kağıdını defalarca ikiye katlama çabasından yola çıkar. Bir kağıdı, eşit olarak 7 den fazla ikiye katlamak imkansızdır. Bu sınırlılığı gözler önüne seren yapıt, kendi içerisinde basit olduğu kadar da kutsal bir mutlaklık geliştirir.

Katlar, İbn-i Arabi'nin "ikiye katlama" teorisinden esinlenirken, bir çok inanışta kutsal sayılan 7 sayısıyla da ilintilenir. Katlamaların yarattığı derinlik, iki boyutlu kağıdı üç boyutlu bir mekana dönüştürürken basit mimari maket yöntemini, Tanrısal yaratıyla arasındaki ince çizgiye, Derrida'nın "yapısöküm"ünde ele aldığı 'Differance'e dikkat çeker.

Özge Topçu, 1987 yılında Kırklarelinde doğdu. 2014 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Karma Sanatlar Programı’ndan en yüksek dereceyle mezun oldu. Ardından Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Bölümü'nde yüksek lisans programına katıldı ve eğitimine Almanya'da devam etti. Yapıtlarında yaklaşımı, çağdaş dünya sisteminin yapay kurgusuna ve bu kurgunun mutlak güvenilirliğinin insanlar üzerinde nasıl etkili olduğuna dayanır. Bunun üzerine, bu sistemlerden biri olan Modernizm’in araçlarının güvenilirliğini sorgulamak için, bu yeni kurgudaki ulusal kimliğin aile-birey inşası ve mimari propaganda kavramlarını çalışmalarına işler.

2018'de The MAC Belfast, Ulster Bank Uluslararası Sanatçı Ödülü'ne aday gösterildi. Şu anda Lizbon'daki Gulbenkian Grant tarafından AIR 351'de misafir sanatçı olarak görev yapmaktadır.

O'Art Program

Düşüş
110 x 55 x 30 cm
Mermer kırıkları, Fiberglass
2013

Sibel HORADA

Tarihe ve arkeolojiye göndermeler yapan yapıt, Sibel Horada’nın 2013 yılında bir buçuk ay yaşadığı Madrid’de doğdu. Tarihi dokusuyla ön planda olan kentte çok sayıda, parçası kırık pegasus heykelinin varlığı bir esin kaynağı oldu. “Düşüş” Plaza Legazpi Meydanı’nda üzeri örtülü, halkın çoğunluğunun ne olduğundan habersiz, kanadı kırık pegasus heykelinin bir parçasıdır.

Sanatçı üretim ve sergileme süreçleri arasındaki ayrımı muğlaklaştırmayı ve sergi izleyicilerini kolektif bilgi üretme süreçlerinin içine katabilmeyi hedefler. Dolayısıyla komşularını ve arkadaşlarını da sorduğu sorular ile araştırmasına davet eder. Eksik olan kanada dijital olarak erişen Horada, İstanbul’da 1:1 ölçeğinde kanadı yeniden üreterek, bambaşka bir yerde tarihi gün yüzüne çıkarır.

Sibel Horada, 1980 yılında İstanbul’da doğdu. 2003 yılında ABD Brown Üniversitesi'nde Görsel Sanatlar Bölümü'nden mezun olduktan sonra Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’inde yüksek lisansını tamamladı.

Yapıtlarında arkeolojik ve ekolojik kültürlere ilgi duyarak kolektif ve kişisel tarihlere odaklanır. Tuhaf, tesadüfi ayrıntıların bir araya geldiği hikayelerle silinme anılarını araştırır. Horada için hafıza yalnızca hatırlama eylemi değil, aynı zamanda bir yeniden üretim ve dönüşüm sürecidir. Metin ve formları kullanarak karşılaşmalarını şiirsel heykeller ve yerleştirmelerde somutlaştırır.

O'Art Program

Kaotik Huzur
150 x 150 cm
Tuval üzeri yağlı boya
2020

Sinan BOROVALI

Resminin çıkış noktasını belirleyen temel imgelerden biri zamanın askıya alınmasıdır. Geçmişe mi döndüğü, geleceğe mi uzandığını anlamadığımız; şimdiyle, izleyicisini yüzeyde başlayan zamandan bağımsız olarak derine çeker. Anlatımında soyut yaklaşımı benimseyen Borovalı, zamanın genişletilmesine yönelik bir durumu işaret eder. Geçmiş, şimdi ve gelecek arasındaki rastlantısal bağlantıyı kavramak için bize gizli işaretler verir.

“Kaotik Huzur” sanatçının içinde bulunduğumuz pandemi sürecinde ürettiği “Kaos” serisinden, kaosun kontrol altına alındığı sanrısını yaratan serinin son parçasıdır.

Sinan Borovalı, 1977’de İstanbul’da doğdu. 2001 yılında Marmara Üniversitesi, Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 2009’dan bu yana KYB Avukatlık Ortaklığı kurucu ortağıdır. Borovalı’nın resme olan yaklaşımı, yağlı boya ve doğal malzemeleri bir araya getirerek klasik tuval resminin dışına çıkar. Tuval ve boya arasına oluşturduğu katmanlarla, boyanın kimyasal yapısının sınırlarını zorlar.

O'Art Program

Huzur
100 x 140 cm
Kağıt üzeri füzen kalem
2020

Soyhan BALTACI

Çalışmalarında mekan, insan ve doğa ögelerini karşılaştırarak, insan-mekan ilişkisini bir eleştiri nesnesi haline getirir. Doğa, türlü imkanları barındıran bir mekan iken, zaman içerisinde maruz kaldığı tahribat nedeniyle eksik kalmıştır. Kaynakların azalıp, ihtiyaçların çoğalmasıyla insan, kendi yıkımı ile yüzleşmek zorundadır. Sanatçı bu durumu, insan-mekan ilişkisini, canlı ve cansız olan ile karşılaştırarak kurgularken aralarındaki ilişkiyi inceler.

Soyhan Baltacı, 1989 yılında İstanbul’da doğdu. 2015 yılında Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Plastik Sanatlar Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Şu an Yıldız Teknik Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde yüksek lisans eğitimine devam ediyor.

Kağıt üzerine kömür kalem ile oluşturduğu çalışmalarında, gazete manşetleri ve fotoğraf gibi referanslardan yararlanır. Sanatçı çalışmalarında canlı-cansız nesneleri; doğayı ve mekanı karşı karşıya getirerek aralarındaki ilişkiyi görmemize yardımcı olup bir çeşit eleştiri nesnesi haline getirir.

O'Art Program

Çok Aydınlık, Çok Karanlık
Tuval üzeri akrilik
75 x 100 cm
2020

Taylan Sinan YILMAZ

Beyaz, ışığa maruz kalma; parlaklık.
Şimdi beyazsa, geçmişimiz siyahtır;
Karanlık.
Ve karanlığın içinden geçmişimize ne bıraktığımızı görebiliriz.

Taylan Sinan Yılmaz, 1977 yılında Türkiye’de doğdu. Film yönetmeni, senarist ve ressamdır. Yaratıcı kariyerine lisedeyken, birçok büyük çizgi roman dergisinde karikatürist olarak başladı. 2005 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü’nden mezun oldu. 2008 yılında New York’a taşındı ve çoğunlukla film ve fotoğraf çalışmalarına odaklandı. Birçok disiplinle ilgilenmesi ve farklı kültürel deneyimleri, üzerine çalıştığı her türe yeni bir yaklaşımı da beraberinde getirir. Sanatçı, şu anda uzun metrajlı film projeleri üzerine çalışmaktadır.

O'Art Program

Beyaz Oturan Figür I
70 x 49 cm
Tuval üzeri yağlı pastel, kuru ve akrilik boya
2020

T. Talha OKAN

“Beyaz Oturan Figür”, toplumdan dışlanan, içe dönük, obsesyonlu kişilerin bir temsili olarak karşımıza çıkar. Sanatçı düzeni bozmamak adına ilerlemekten korkan, bulunduğu yerden öteye geçemeyen “beyaz cüsseleri” kısıtlayan toplumsal yargıya eleştiride bulunur.

Aynı zamanda yaşanılan pandemi döneminde, sürecin somut biçimlerine odaklanır. Kendi ile “şey” arasına mesafe koyan ya da geri çekilme eylemi içerisinde olan, ellerini nereye koyacağına karar verememiş bir cüssenin biçimini yansıtır.

Talha Okan, 1997 yılında Nevşehir'de doğdu. Anadolu Üniversitesi Resim-İş Eğitimi Bölümü’nü 2019 yılında tamamladı.

Sanatçı, resimlerinde genellikle figüratif imgeler kullanır. Kompozisyonlarında, tinselliği ve cüsselerin-bireylerin tarihini ve güncelini sorgular. Bu sorgulamanın biçimsel sonucunu tuval veya herhangi bir zemin üzerine yansıtır ve o zemine konumlandırır. Böylelikle sanatçı, yapıttaki figürün ruhsal durumunu, biçimlere aktarmış ve hareketi zemine sabitlemiş olması sonucunda izleyiciye bu durumu anlamasında yardım eder. Sanatçı diğer yandan, Kandinsky’nin Müzik ve Resim ilişkisinin sorgulamasını, günümüz teknolojisi-yeni medya sanatı ile yeniden ele almak üzere olan araştırmalarına devam ediyor. Sanatçı Nevşehir'de yaşamakta ve çalışmalarına devam etmekte.

O'Art Program

Olabileceğimiz Yerler No:1
12 x 8 cm
No:2
11 x 13 cm
No:3
14 x 11,5 cm
No:4
15,5 x 15,5 cm
No:5
17,5 x 12 cm
No:6
16 x 22 cm
No:7
22 x 17 cm
No:8
18,5 x 23 cm
No:9
18 x 25 cm
Kumaş üzeri el nakışı
2020

Zeynep SÜMERVAL

Sanatçı “Olabileceğimiz Yerler” yapıtında, uzak kaldıklarını el işi nakışları ile temas edebileceği yüzeyler haline getirir. Böylece yapıtı aracılığıyla uzakta bırakılana yakınlaşma fırsatını elde eder.

Zeynep Sümerval, 1996 yılında İstanbul’da doğdu. Sainte Pulchêrie Fransız Lisesi’nde öğrenim gördükten sonra, 2019 yılında Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Plastik Sanatlar ve Resim Bölümü’nden mezun oldu. İlk sergisi “Karşılaşma” projesiyle katıldığı, Sucular Sanat Galerisi’nde düzenlenen "Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Plastik Sanatlar ve Resim Bölümü 2019 Mezunlar Sergisi” oldu. Şimdi’21 sergisi Sümerval’in ikinci sergi deneyimidir.