21.03.2019 – 2.05.2019

Begüm Alkoçlar küratörlüğündeki “Şimdi.” sergisi, günümüz sanatında "yeni"ye ulaşma gayretine eleştirel bir bakış açısı getiriyor. Farklı disiplinlerden çalışmalarla oluşturulan ve 23 sanatçının katılımıyla gerçekleşecek olan sergi, 21 Mart - 2 Mayıs tarihleri arasında O'Art Galeri'de izlenebilir.

Tekil bir renk tonunun üzerinden gerçekleştirilen serginin kürasyonunun altında yatan bilinçli indirgeme, sanatçıları tarafından teknik, malzeme, biçim ve formla yaratılan bir çeşitliliğe odaklanıyor.

Sergi bu renk birliği içinde aynılaşmadan; Türk Çağdaş Sanatı’ndan yeni, özgün ve avangart endişesi taşımayan bir seçki sunuyor.

O'Art Program

“Escape”, 30 x 40 cm, çerçeve içinde fotoğraf kağıdı, 2013

Arslan Sükan

Arslan Sükan, çalışmalarında mimarlık temelinden edindiği mekânsal çözümlemeleri fotoğrafa dönüştürerek boyut kavramına yeni bir perspektif kazandırır. İki boyutlu bir düzlemde derinlik algısıyla oynayan Sükan, belirsiz mekân ve zamanlar yaratarak, günümüz dünyasında gittikçe keskinleşen algı sınırlarının ötesine geçmeyi ve sonsuz olasılıklardan görüntüler yakalamayı amaçlar.

Geleneksel teknikleri kullanarak çektiği fotoğrafların negatiflerini taradıktan sonra dijital ortamda müdahalelerde bulunur. Böylece çalışmalarında zaman ve mekân algılamada rol oynayan temsil biçimlerinde neyin mevcut neyin inşa edilmiş, yapay bir gerçeklik olduğuna dair soruları canlı tutarak, kurduğu soyut anlatımlarla izleyiciyi sınırsız olasılıkları düşlemeye davet eder.

Arslan Sükan Bilkent Üniversitesinden mezun oldu ve New York School of Visual Arts’ta fotoğraf eğitimi aldı. Çalışmalarını İstanbul ve New York’ta sürdürmektedir.

Var olan herhangi bir sistemin dışına çıkmak ve farklı olasılıklar yaratma isteğinin sembolik bir yansıması olarak üretilmiş bir iş.

O'Art Program

“No:05”, 75 x 75 cm, MDF üzeri kağıt kolaj, 2018

Bora Güney

Bora Güney’in çalışmaları insan ve insan doğası etrafında şekillenen soyutlama işlerden oluşur. Sanatçının kompozisyonlarındaki yoğun tekrar, aydınlık ve karanlık temaları çalıştığı resim, fotoğraf ve müzik alanlarında ortak noktasıdır.

Bora Güney 2017 yılında Yeditepe Üniversitesi’nden mezun oldu ve İstanbul’da çalışmalarını sürdürmektedir.

Sanatçının doğa sembollerinden ayrışmış serisi, kendi sembolik yaklaşımıyla bütün olma sürecini konu alıyor. İnsanı ve hayatını merkezine alan, doğru ve yanlışı, kusurlu ve kusursuz formlarla resmettiği yapıtlarında, kendimizi ve insanlığı kabul etmenin sürecini ele alıyor.

O'Art Program

“Coğrafyanın Güvenli Çatısı”, 11 x 11 x 126 cm, enstalasyon, 2016

Ceyda Göksal

Ceyda Göksal; adaletsizlik, zorla yer değiştirme sınıfsal farklılıklar konularını bellek, oyun ve ceza kavramlarında irdelemektedir.

Ceyda Göksal Yeditepe Üniversitesi Plastik sanatlar ve Resim Anabilim dalında Sanatta Yeterlilik programına devam etmektedir. İstanbul’da çalışmalarını sürdürmektedir.

Kendimizi güvenli diye tabir ettiğimiz betonların, sınırların çizgilerin arasına koyuyoruz. Aidiyetimiz, belleğimiz ve de güvenimiz ait olduğumuz çatının altındadır.

DAHA FAZLASINI GÖSTER
O'Art Program

“İsimsiz”, 100 x 100 cm, mdf üzeri karışık teknik, 2019

Duygu Aydoğan

Duygu Aydoğan’ın resim, heykel gibi farklı disiplinlerde ürettiği eserlerinde; insanın geçmişte, günümüzde ve gelecekte değişen tanımı, diğer türler ve çevresiyle ilişkisi gibi konuların etkisi bulunmaktadır. Bu bağlamda sanatçı kopyalanabilen ve çoğaltılabilen bir çağda insan olmak üzerine gelişen olasılıkları odağına alır.

Duygu Aydoğan , 2011 yılında Anadolu Üniversitesi Resim Bölümünden, 2018 yılında Osmangazi Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi yüksek lisans programından mezun olmuştur. Çalışmalarını Eskişehir’de sürdürmektedir.

İnsan sonrasında insanı nasıl temsil edebiliriz sorusu üzerinden geliştirilen resimler, “çoğaltılabilen ve kopyalanabilen bir insan” fikrinden hareketle görselleştirilmişlerdir. Bu yüzden çok sayıdadırlar ve özel atfedebileceğimiz bir görünümde olmayan küçük insanlar şeklinde temsil edilmişlerdir. Resimlerin kopyalama, çoğaltma kavramlarıyla olan ilişkisi nedeniyle insana atfedilen ayrıcalıklı konuma karşın, sıradanlaşma önerisi taşıdığı düşünülmüştür.

O'Art Program

“Tamam”, 30 x 50 cm, kumaş üzeri nakış, 2018

Gizem Burcu Perçin

Gizem Burcu Perçin, çağdaş sanattan günümüze kavramsal sıçrayışların oluşturduğu boşluklarda, günümüzün ritmini yakalamış bir anlatım içindedir. Sanat ve haz arasındaki ilişkiyi merkezine koyan sanatçı, resim ve enstalasyon alanlarında eserler üretiyor.

Gizem Burcu Perçin , Yeditepe Üniversitesi Plastik Sanatlar Bölümü'nden 2016 yılında mezun oldu. Çalışmalarını İstanbul'da sürdürmektedir.

Sanatçı eserinde, sanat-insan ilişkisinde, detaylarda saklı haz duygusunun ortaya çıkışını konu alıyor. Yaratmayı amaçladığı duyumsal algıyı malzeme-renk-kompozisyon seçimleriyle sunan eser, söz konusu olan ortaya çıkışın sanatçının algısındaki şekillenme sürecini ifade ediyor.

O'Art Program

“Ölümcül Güzellik”, 38 x 33 x 20 cm, mermer yontu, 2018

Gökçe Hiçyılmaz

Gökçe Hiçyılmaz, özneye form veren toplumsal düzene içkin beden, kendilik, kimlik ve iktidar gibi kavramların yarattığı ruhsal gerilimi çalışmalarında merkez almaktadır. İnsanın toplumsallaşırken maruz kaldığı iç ve dış etkenlerle değişen ve dönüşen biçimi, sanatçının çalışmalarında ortaya koyduğu plastik formların ve malzeme seçimlerinin temelini oluşturmaktadır.

Gökçe Hiçyılmaz , Anadolu Üniversitesi Heykel Anasanat Dalı Yüksek Lisans programından 2018 yılında mezun oldu. Kişisel çalışmalarını Eskişehir’de sürdüren sanatçı, aynı üniversitenin Heykel Anasanat Dalı Sanatta Yeterlilik programında öğrenimini devam ettirmektedir.

Yapıt tarih boyunca cinsiyet ayrımının var olduğu toplumlarda kadın olmanın getirdiği kendine yabancılaşma ve objeleşen kadın bedenini; toplumlarca belirlenen ve dayatılan “ideal” beden imajı ile bozulan beden algısı ve bunun peşinde yapılan fedakârlıklar ve ödenen bedelleri konu alır.

O'Art Program

“White Hole 4”, 60 x 50 cm, tuval üzeri akrilik, 2018

Nejat Satı

Nejat Satı, geleneksel resim sanatını teknolojik yenilikleri kullanarak dönüştüren sanatçılar kuşağındandır. İşlediği konular hakkında dayatmacı bir tavır takınmayan sanatçının kompozisyonları, dinamik ve soyut formları, izleyicinin yorumuna açıktır. Figüratif tasvirin sınırlarından kurtulmuş tekniği, özündeki yaratıcı potansiyeli açığa çıkarmak üzere malzemenin işlenmesi ve uygulanmasına dayanır.

Nejat Satı 2004 yılında Dokuz Eylül Üniversitesinden mezun oldu ve İstanbul’da çalışmalarını sürdürmektedir.

Resmetmeye başlamadan önce, kendine has malzemesini oluşturmak için akrilik boya ile bir tür yapışkana benzeyen, çabuk kuruyan jeli karıştırır. Sonra da bu karışımı, fırça ya da spatula aracılığıyla tuvale uygular. Bu sürecin bazı beklenmedik sonuçlar doğurması kaçınılmazdır. Sanatçı da, ışığı geçiren yarı transparan renklerinin birbirleriyle nasıl bir etkileşim içerisine girdiklerini keşfe koyulur.

O'Art Program

“Kalıntı”, 48 x 68 x 100 cm, metal konstrüksiyon üzeri alçı ve keten lifi, 2018

Ozan Ölmez & Gazi Çetinkaya

Ozan Ölmez ve Gazi Çetinkaya kişisel üretimlerinin yanında, 2015 yılından beri video, fotoğraf ve heykel alanlarında çeşitli ortak üretimler yapmaktadır. İkili şimdiye kadarki üretimlerinde aile, yuva ve zaman gibi kavramları sorgulatacak işler üzerinde çalışmışlardır.

Ozan Ölmez , Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Heykel Bölümü lisans öğrencisidir.

Gazi Çetinkaya , Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde Fotoğraf ve Video bölümü lisans öğrencisidir.

Zamanla çürümüş eşyaları andıran bu heykeller, uzun süre boyunca insan etkisinin ortadan kalktığı bir ortam düşünülerek üretilmiştir. Yok olmuşluğu veya terk edişi akla getirmesi beklenir. Heykelleri yapılan nesneler kullanım alanları açısından ilk olarak ev içini çağrıştırır. Ancak izleyiciye aktarmak istenen yok oluş ve yıkım sadece bu alanla sınırlı değil, daha geniş kapsamlıdır.

​​​​​​​​​​​​